Bazı Evlerde Üzülmek ve Kızmak Yasaktır

Bazı Evlerde Üzülmek ve Kızmak Yasaktır

Üzülmek ve kızmak, çocukluk döneminde çoğunlukla ağlama ile açığa çıkan tıpkı mutlu olmak gibi doğuştan getirdiğimiz ve hissettiğimiz duygulardır. Baz

Çocukların Arkadaş İlişkileri
Acaba şu an çocuğum nerede?
Çocuklar Ne İster?

Üzülmek ve kızmak, çocukluk döneminde çoğunlukla ağlama ile açığa çıkan tıpkı mutlu olmak gibi doğuştan getirdiğimiz ve hissettiğimiz duygulardır. Bazı evlerde ağlamak derhal susturulması gereken rahatsız edici bir ses ve davranış olduğundan, ağlamak dolayısıyla kızmak ve/veya üzülmek yasaktır.

Bazı evlerin değer yargıları ‘’Ağlamak güçsüzlüktür.’’ diyebilir. Ağlama ile açığa çıkan kızgınlık, üzüntü gibi ‘rahatsız edici’ olumsuz duygulara yer yoktur bazı evlerde. Böylece kendisiyle birlikte doğuştan getirdiği duygularına büyüdüğü evde alan tanınmayan çocuk,  zamanla kızmaması ya da üzülmemesi gerektiğini öğrenir.

Duyguların yasak olduğu bir evde büyüyen çocuğun, erken dönemde duygularını anlamlandırmasına yardım eden bir ebeveyni olmadığından olumsuz duyguları bloke etmeyi öğrenmekten başka çaresi yoktur. Çocukluğunda olumsuz duyguları ebeveyn tarafından kabul görmeyen ve isimlendirilmeyen çocuklar, yetişkinliklerinde de duygularına isim bulamaz.

Büyürken ağlamalarına alan tanınmayan, dolayısıyla olumsuz duygularını bloke etmeyi çok iyi öğrenen çocuk, zamanla duygularını farkında olmayan bir yetişkine dönüşür ve yetişkin olduğunda da  kızgınlığını ve/veya üzüntüsünü farkına varmaz. Duygularının farkında olmayan yetişkinler ilişkilerinde önemli zorluklar yaşarlar ve üstelik neden zorluk yaşadıklarının da farkında olmazlar. Çünkü kendi duygularına yabancıdırlar.

Kızarlar ya da üzülürler ama bunu isimlendiremezler. Konu olumsuz duygular olunca ya hiç yokmuş gibi davranır ya da ‘yasak olan’ duygu şekil değiştirir ve büyürken evde serbest olan bir başka duyguya dönüşür. Bu nedenle duygularına alan tanıyan ve ağlamalarını ten teması, göz teması, sarılma, ses tonu ile dinleyen, regüle eden bir ebeveyne sahip olmanın anlamı ve önemi çok büyüktür çocuğun hayatında.

İleride kendi duygularını ve psikolojik ihtiyaçlarını farkında olan ve bu ihtiyaçları karşılayabilmek adına uygun, sağlıklı yollar bulabilen bireyler olabilsinler diye bugün olumsuz da olsa çocuğa duygusunun adını söylemek ve ağlamasına izin vermek, duygularına alan tanımak çok önemli. Çünkü doğuştan getirdiğimiz duygular, yetiştiğimiz evde kabul gördüğü ölçüde başarılıyız yetişkinlik döneminde kurduğumuz ilişkilerde.

Örneğin; çocuk, annesinin sınır koyduğu ve yemekten önce yiyemezsin dediği çikolata için ağlarken, annenin ‘’kızdın bana, çikolatayı vermedim sana haklısın, çok istemiştin, şimdi istemiştin’’ cümleleri ile çocuğun ağlamasına alan tanıması yani çocuğunun duygusunu anlaması ve duyguya izin vererek çocuğa duygusunun adını söylemesi; çocuğun kendi duygularını anlamlandırabilmesini sağlıyor.

Aynı zamanda açığa çıkan duygu olumsuz ve gürültülü de olsa ‘’Ağlayabilirsin, sarılabilirsin bana‘’ gibi şefkatli bir yerden çocuğun duygularını kabul etmek, çocuğun ileride kendi ve dolayısıyla çevresindekilerin de duygularını farkında olan bir anne, baba, eş, sevgili olabilmesini sağlıyor.

Çocuklar duyguları deneyimlerken bilmeliyiz ki; çocuğun her zorlanışı ve ağlaması, kendi duygularını tanıması, ebeveyni olarak benim onun duygusuna alan açıp yanında olduğumu hissettirmem ve olumsuz duygularla baş edebilmeyi öğrenmesi adına bir fırsat.

 

Bazı Evlerde Üzülmek ve Kızmak Yasaktır

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0