Umay Kimdi?

Umay Kimdi?

“…çocuk” diye seslenirdi yaşı kaç olursa olsun sevdiğine, çalışkan olana. Çünkü O’na göre  çocuk sevgisi, insan için bir ihtiyaçtı. Kuşkusuz

Haftalık Burç Yorumları
Daha Güçlü Kollar İçin
Baba ile Bebek Arasındaki Bağlanma

“…çocuk”

diye seslenirdi yaşı kaç olursa olsun sevdiğine, çalışkan olana.

Çünkü O’na göre  çocuk sevgisi, insan için bir ihtiyaçtı.

Kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en önemli olaylarından biri, 23 Nisan 1920 günü birinci TBMM’ nin açılarak “millet iradesi”nin hâkim kılınmasıdır. O gün meclis açılışında alınan anayasal nitelikli kararlarda geçen “Mecliste toplanan ulusal iradeyi vatanın geleceğine egemen kılmak esastır.” ifadesi ise bugün hâlâ -ne yazık ki- “korumak” zorunda olduğumuz en kıymetli mirasımızdır. 

Fakat bugünün özelinde bir başka “değere” daha sahip oldu Türk ulusu. Kurucu meclisin açılmasından tam bir sene sonra, 23 Nisan 1921’de Cumartesi günü, Saruhan Milletvekili Refik Şevket Bey ve İçel Milletvekili Şevki Bey, bu özel günün  “milli bayram ilan edilmesi” hakkında meclise bir kanun teklifi verdiler; böylece bu tarihi gün, 23 Nisan, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk resmi bayramı oldu. Gazi Baba –böyle seslenirdi ona manevi evladı İbrahim- “Milletin bağrında tertemiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri onlara bırakacağım ve gözüm arkamda olmayacak.” dedi o gün mecliste. 

Gazi Mustafa Kemal “çocuk” söz konusu olunca daima hassas olunması gerektiğini  himayesine aldığı manevi evlatlarla (Makbule, Afet İnan, Sabiha, Ülkü, Zehra, Nebile, Rukiye, Afife, Mustafa ve Abdurrahim) bizzat bu konuda topluma örnek olmak suretiyle göstermiştir. Çocuklara yönelik hizmetlerde lider rehberlik yapmayı her daim sürdüren Gazi Mustafa Kemal, Birinci Dünya Savaşı’nda Van’da kimsesiz Abdurrahim’ i, Bitlis’ teki yetim kız Afife’yi ve İstanbul- Kâğıthane’deki Darüleytam’ı gezerken tanıdığı Zehra’yı bu yüksek manevî bilinçle evlât olarak almıştı. Öyle ki 1922’de Büyük Taarruz öncesi en bunalımlı günlerde dahi neredeyse her yurtiçi seyahatinde illerdeki Darüleytam (Yetiştirme  Yurdu) kurumlarını muhakkak ziyaret etmiş, buradaki çocukların gönüllerini kazanmıştır. Çünkü O, evlatlarımızın “yarının büyükleri” sıfatıyla en kıymetli hazinemiz olduğunun ayırdındaydı.

Nitekim Himaye-i Etfal Cemiyeti yani Çocuk Esirgeme Kurumu da 30 Haziran 1921’de Ankara’da, Meclis Başkanı Mustafa Kemal Paşa’nın talimatıyla, Milli Mücadele esnasında şehit evlatlarının bakım ve eğitimlerini üstlenmek amacıyla kurulmuştur. Meclis teşviği ile gerekli gelir kaynakları oluşturulmuştur. Çünkü O, çocuk sevmeyi vatanseverlik olarak görme bilincindeydi.

23 Nisan 1922’de, “Milli Bayram” ilk kez kutlandı ve dönemin Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin başlığı şöyle idi: “Bugün 23 Nisan, Türkler ve Müstakbel Nesilleri İçin En Büyük Bayramdır” Çocuk ifadesi henüz ortada yoktu. 23 Nisan 1924’te, bu sefer Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi’nin başlığında “Bugün Yavrularımızın Rozet Bayramıdır” yazılıydı. Neden mi? Çünkü bu kısa sürede Mustafa Kemal’in talimatıyla bugünkü adıyla Çocuk Esirgeme Kurumu yönetici heyeti, Amerika’ya batının sağlık ve çocuk koruma sistemlerini gözlemlemek üzere gönderildi. Raporlar ve eylem planları hazırlatıldı. Halk, Himaye-i Etfal Cemiyeti’ne yardıma  teşvik edildi. Kuruma yardım için halk tarafından yapılan rozetler bayramlarda bizzat çocuklar tarafından satıldı. Milli bayramımız  zamanla devletin de desteği ile çocuklara yönelik kutlama ve faaliyetlerin artışı sonucu “Çocuk Bayramı”na dönüştü.

Bu dönemde Avrupa’da, çocukların her türlü ihmal ve istismardan öncelikli olarak korunma ve her şartta yetişkinlerden daha özel olarak ele alınmaları maksadından hareketle Uluslararası  HYPERLINK “http://www.cocukhaklariizleme.org/wp-content/uploads/Genevre-Beyannamesi.jpg” \t “_blank” Çocuk Hakları Bildirgesi hazırlandı. Bu bildirge, Milletler Cemiyeti Genel Kurulu’nda 26 Eylül 1924 yılında  kabul edildi. Çocukları “korumayı” temel ilke olarak ele alan bu 5 maddelik bildirgeyi imzalayan devlet başkanları arasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal de elbette yer alıyordu. Çünkü O, tüm çocukların ırk ve dilden ari bizzat “yaşam sevinci”nin kendileri olduğunun farkında idi.

1922’de saltanatın kaldırılmasına binaen ilan edilen Hâkimiyet-i Milliye Bayramı kutlamaları da zamanla 23 Nisan törenleri ile birleştirilmiş ve 23 Nisan milli bayramı “Millî Hâkimiyet ve Çocuk Bayramı” adı ile kutlanmaya devam etmiştir. 1927’de kutlamalar sadece çocuklara yönelik hazırlanmış olup Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleşmiştir. Etkinlikler sırasında Mustafa Kemal Paşa, bir otomobilini çocuklara tahsis etmiş ve Cumhurbaşkanlığı Bandosu, Ankara Ulus’ta inşa edilen Çocuk Sarayı’nda konserler vermiştir. 23 Nisan 1933 gösterilerinde ise  Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa,  kendisini makamında ziyaret eden çocuklardan birini yerine oturtmuş bu alçakgönüllü davranışı gelecek yıllarda gelenekselleşmiştir.

Devlet ve toplum birliği ile anlamı kök salan bu kıymetli gün, 1935’te çıkarılan bir kanunla “Ulusal Egemenlik Bayramı”, 1981’de kabul edilen 2429 sayılı kanunla ise “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak bugünkü halini almıştır. Unesco 1979 yılını “Dünya Çocuk Yılı” olarak ilan ettikten bir yıl sonra Ankara’da tüm illerimizden temsilci çocuklarımızın katılımı ile Ulusal Çocuk Parlamentomuz  oluşturulmuş ve ne mutlu ki bu milletin “demokrasi” algısının temelleri sağlam atılmıştır. 

Bakın, Ülkü’yü kendi elleriyle sallıyor 

vapurdaki salıncakta

O mutlu, Ülkü mutlu, vapur mutlu

Gözleri ışıl ışıl…Ve o da atlıyor salıncağa

Tutamıyor içindeki çocuğu

Büyükdükçe küçülmek büyüklüğün en değerli erdemi değil miydi?

Sahi Türk çocuklarının Umay’ı kimdi?

* Türk mitolojisinde doğmuş ve doğmamış tüm çocukların koruyucu ruhu.

*Mustafa Kemal Atatürk tarafından 24 Kasım 1934’te, Soyadı Kanunu ile, Türk çocuklarına verdiği hizmetten dolayı,  Himaye-i Etfal Cemiyeti kurucu başkanı olan Dr. Fuat Bey’e “UMAY” soyadı verilmiştir.

 

 

Kaynakça;

1) Atatürk Araştırtma Merkezi, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi-II, Ankara 2002.

2) İbrahim G. Kafkas, Atatürk’ten Özdeyişler, Nisan 2013.

3)Mücahit Özçelik, “23 Nisan Çocuk Bayramı’nın Ortaya Çıkışı ve 1922-1929 Yılları Arasında 23 Nisan Kutlamaları”, Akademik Bakış, c.5, s.9, 2011.

4)Cemil Sönmez, Atatürk’te Çocuk Sevgisi, Atatürk Araştırma Merkezi 2004.

4) Doç.Dr.Mahmut Çelik, Atatürk’ün Çocuk Sevgisi, Makedonya Araştırmaları.

5) Atatürk Şiirleri Antolojisi, Kültür Kitabevi, İstanbul, 1965

6)  HYPERLINK “http://www.çocukhaklariizleme.org” www.çocukhaklariizleme.org

7) Umay kavramı için Türk Mitolojisi Sözlüğü veya Divan-ı Lügat ıt Türk adlı eseri okuyabilirsiniz.

 

Umay Kimdi?

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0