Uzmanlar Uyardı! Evi Evcil Hayvanlarla Doldurmak Hastalık

AnasayfaYaşam

Uzmanlar Uyardı! Evi Evcil Hayvanlarla Doldurmak Hastalık

Uzmanlar, kişinin bakamayacağı kadar evcil hayvanı sahiplenmesinin bir hastalık olabileceğini belirterek, bu durumu 'Nuh Sendromu' olarak adlandırıyor.

Psikolojiye 7 Farklı Yaklaşım
Kalp Sağlığınıza Zararlı Alışkanlıklar
Bir Erkeğin Sizden Hoşlandığına İlişkin İşaretler

Evcil Hayvan… Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, ‘Nuh Sendromu’ hakkında bilgi vererek şu açıklamalarda bulundu:

‘Nuh Sendromu’, kişilerin kedi, köpek gibi evcil hayvanları bakamayacağı, ilgilenemeyeceği şekilde biriktirmesi durumudur. Bu sendrom, genellikle kişinin kendine özgü bir kimlik geliştirmekte zorlanması ve toplumda kabul görmek için çaba sarf etmesiyle ilişkilendirilir.

Evcil Hayvan

Uyum Sağlamakta Güçlük Çekenlerde Ortaya Çıkıyor

Psikolog Beyaz, ‘Nuh Sendromu’nun, yalnız hissetme, toplumdan dışlanma ve farklılık gibi duygularla karakterize edildiğini belirtti. Kişi, sosyal çevresi tarafından anlaşılmamış ve kabul görmemiş hissedebilir. Bu durum, sosyal ilişkilerde zorluklar yaşamasına ve kendini ifade etmekte zorlanmasına neden olabilir. Çevresel faktörler, kişisel deneyimler ve duygusal travmalar bu sendromun altında yatan nedenler arasında yer alabilir.

Dışlanma Hissi Sendromun Ortaya Çıkmasında Etkili

Beyaz, sendromun nedenlerinin birden çok faktörün etkisi altında olabileceğini ifade ederek, çocukluk döneminde yaşanan travmatik deneyimler, aile içi ilişkilerdeki sorunlar, sosyal izolasyon ve duygusal ihmal gibi etmenlerin önemini vurguladı. Bu olumsuz deneyimler bireyin kendine olan güvenini zedeleyebilir ve duygusal olarak dışlanmış hissetmesine neden olabilir. Sosyal çevrede kabul görememe veya dışlanma hissi de sendromun ortaya çıkmasında etkili olabilir.

Evcil hayvan bağımlılığı

Beyaz, bu sendromun bireylerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediğini belirtti. ‘Nuh Sendromu’, sosyal etkileşimde zorluklar, iletişim eksikliği ve tekrarlayan davranışlarla ilişkilendirilebilir. Bu durum, kişisel ilişkilerde sorunlara, iş veya okulda zorluklara ve genel yaşam refahında azalmaya yol açabilir. Ayrıca, sağlık sorunlarının yaşanmasına da etki edebilir.

Tedavi Yöntemleri

Tedavi genellikle multidisipliner bir yaklaşım içerir ve bireyin spesifik ihtiyaçlarına yönelik olarak kişiselleştirilmiş bir plan oluşturulması gerekir. Eğitim, terapi ve destek hizmetleri tedavi sürecinin önemli bileşenleridir. Bilişsel Davranışçı Terapi, tekrarlayıcı davranışları yönetmeye, duygusal düzenlemeyi geliştirmeye ve uygun sosyal davranışları öğretmeye yardımcı olabilir. Aile eğitimi ve destek programları, aile üyelerinin bireyin ihtiyaçlarını anlamalarına ve destek vermelerine yardımcı olur. İlaç tedavisi, özellikle obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete ve depresyon gibi eşlik eden durumlar varsa, semptomların yönetiminde faydalı olabilir.

Erken tanı ve müdahale, tedavi sürecinde daha iyi sonuçlar sağlar ve bireyin yaşam kalitesini artırır.

YORUMLAR

WORDPRESS: 0